Detaylar

Güneşin altında kavrulan genç bedenler, açık havada başladı bu amansız sikiş faslı. Trinity, Jamie ve Lizz birbirine sokulur, ter kokusu ve nefeslerin düzensizliği etraflarını sararken kıvama gelmiş vücutlar birbirini arzuluyordu. Trinity’nin koyu teni ile Jamie’nin esmerliği, Lizz’in ince hatlarıyla birleşip üçlü bir ateşe dönüşmüş; her biri diğerinin amcığını, yumuşak dokusunu hissetmek için adeta çıldırıyordu. Çimenlere uzanıp sırt sırta verirken, eller didiklerken sanki bedenleriyle savaş veriyorlardı; ama bu savaşın galibi zevk olacaktı.

Jamie önde amcığını çıkarır çıkarmaz Lizz’in ağzına bastırdı; boğazının en derinine doğru çekiştirirken Trinity alttan yanağını yalayıp emmeye başladı. İki hoşluk arasında kalmış altın tenli Lizz’de yüzünün kızarmasıyla birlikte dudaklarında şehvetin izleri belirdi. Üçü de birbirinin yaraklarını çekerken, Jamie’nin kalın sikisi yavaşça Trinity’nin şehvetle ıslanmış amcığına dayandı. Birden içine girmeye başladı; dışarı çıkışları gittikçe hızlanırken sesi açıldı: “Ahh, daha sert dayaa!” diye bağırıyor, gözlerini kapatıp sırıtıyordu.

Lizz ise araya girip iki tarafı da doyurmak için ağzını yamulttu; önce Jamie’nin kalın yumuşaklığını yuttu sonra Trinity’i kancalayarak elinde döndürüyordu. Bu üçlünün arasındaki elektrik yok gibi değildi; her hareketlerinde “seni sökerim”, “beni kökle” diye haykırmalar karıştı rüzgara. Jamie kalktı, Lizz’i dizlerinin üstüne çökertip sırtından tutmaya başladı—üstüne çökecek kadar yakın ve açgözlüydü. Trinity de yere yatıp bacaklarını açarken Jamie sakso yapmayı bırakmadı bir an bile; hem sikip hem inletiyor, hafifçe amcıklara vuruyordu.

Lizz’in ıslaklığı tamamen gözle görülür hale gelmişti; deli gibi sikilmek istiyor ama aşağıdaki iki tanrıça ona izin vermediği sürece rahat edemiyorlardı. Herkesin nefesi giderek hızlandı, bedenler titredikçe sikiler sertleşti ve sonunda adamların üçü birden patladı—Jamie yüksekten boşalırken yumruk kadar çıkan sıvılar tamamıyla Lizz’in içindeki sıcaklığa aktı; uzun dakikalar boyunca içten içe yanıyorlardı. Trinity son hamleyi yapıp kızların amcıklarına dipten sokunca herkes yerinden zıplarcasına inledi.

Bu ormanda yankılanan sesler sadece doğanın değil, üçünün de kökleme fırtınasının kanıtıydı. Amcıklar delice açılmış, yaraklar gömmüş içlerine son hamleyle ve hepsi o an bedenen ve ruhen teslim olmuştu kendi isteklerine… Gecenin karanlığında ter kokusu bırakıp bitirdiler o vahşi günün seansını.

Comments are closed.