Victoria Cakes ile Yum Thee Boss, karanlık tenleriyle sahneye indiğinde ortalık anında yandı. İkisi de kocaman kıvrak kalçaları, göz kamaştıran iri göğüsleriyle meydanı domine ederken, aralarındaki rekabetin kokusu havayı sardı. Victoria’nın bembeyaz teni ve ışıltılı bakışları Yum’un siyah pürüzsüz derisiyle…
Güneşin kavurduğu Madrid’in tekinsiz bir köşesinde, saçları kahverengiye çalan genç folloş Kiki Klout, önde büzülen minik kıçıyla aracın kapısını ardına kadar açar. Sean Lawless, iri yarı Amerikan tipiyle hemen arkasında durur; yüzünde hırslı bir ifade, bakışları amcığını neredeyse çıldırtacak kadar…
Vanessa Phoenix, küçücük bedeniyle odanın köşesine kıvrılmış, minicik teni adeta dokunulmayı bekleyen bir oyuncak gibiydi. Sean Lawless’un kocaman kara yarağı, o küçük amcığın içine doğru hunharca girmeye hazırdı. İlk başta nazikçe yaklaştı, parmaklarıyla o minicik amcığını yavaşça açarken Vanessa’nın yüzündeki…
Brooklyn Gray, o devasa kara yılanı önünde görünce gözleri parladı. İlk hamlede yumuşacık dudaklarını sarkıttı, dilini keskin keskin gezdirerek amcığını ısırmaya başladı. Yarağını derinlemesine aldı ağzına, boğazına kadar indirdiğinde boğuk bir inleyiş duyuldu. Ağzının içiyle emdiği her santim, Brooklyn’in yüzündeki…
Savannah Bond ile Kayley Gunner, Charles Dera’nın karizmatik oyununa kapılmışçasına göz göze geldiler. İki sarışın güzellik, ağır ağır sigaralarını tüttürürken birbirlerine sırılsıklam bakıyorlardı; içlerindeki kışkırtıcı hisler dışa vurmak için sabırsızlanıyordu. Charles, kalın ve heybetli yarakıyla orada dikildiğinde ortam aniden elektrik…